Anasayfa / AKTÜEL / Dijital Baskı, Pazarı Nereye Götürüyor?

Dijital Baskı, Pazarı Nereye Götürüyor?

“Dinamikler, tüketici trendlerine paralel olarak değişmektedir. Gereğinden fazla atıl makine yatırımı yapan, finansal gücü az, tüketiciye hangi kanallar ve ne şekilde gideceğini tam olarak kurgulayamamış, sadece fiyat rekabeti üzerine iş modeli kurgulamış birçok firmanın sektörde konsolide olması ve farklı arayışlara girmesi muhtemeldir.”

Canon Profesyonel Müşteriler Direkt Satış Departmanı Müşteriler Yöneticisi Cihat Ayan, dijital baskının gelişimi ile başlayan ve bugünün konjoktürüne dayanan değerlendirmeleri içeren sohbetimizde dünü, bugünü ve muhtemel yarını ile yüksek hacimli dijital baskıyı değerlendiriyor; özellikle dijital baskıyı ciddiye alması gereken matbaacılarımıza da önemli mesajlar ulaştırıyordu. İyi okumalar…

Türkiye basım endüstrisinde yüksek hacimli dijital baskının ilk kez hangi yıl ya da etkinlikle ortaya çıktığı ve gündeme geldiğini düşünürsünüz?

Cihat Ayan: Tam dijital baskı yapan sistemlerin Türkiye’de ilk örnekleri, 1950’lerin sonlarına doğru kullanılmaya başlayan nokta vuruşlu, yüksek hızlı, sürekli form baskı makinalarıydı. Bu makinalar iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaydı ve ağırlıklı olarak finans kurumu ve kamu finans kurumlarında kullanılmaya başlandı. Pazarda bir dijital baskı sektörü algısı yoktu.

1960’ların son yıllarından başlamak üzere elektrofotografik temelli esasen analog sistemler, çoğaltım (reproduction) anlamında tabaka üretim makinalarında kullanılmaya başlandı.

Özellikle 1980’lerin ortalarından itibaren, ilk sürekli form toner bazlı (siyah beyaz, gri tonlama verebilen) makinalar yine finans ağırlıklı kamu ve özel sektör tarafından kullanılmaya başlandı. 1980’lerin ortalarına doğru renkli – yarı analog- yarı dijital tabaka üretim makinaları Türkiye piyasasında görülmeye başlandı. 1990’ların başından itibaren ise tam dijital toner bazlı tabaka dijital makinalar, öncelikle siyah beyaz sonra highlight color (siyah + kurumsal renk) olarak, yine finans ve bazı kamu kurumlarında kullanılmaya başlandı.

Bu kullanım 1990’lar itibariyle çoğaltım merkezlerinde de görülmeye başlandı ve özellikle teksir – ozalit teknolojilerini 1990’ların sonuna doğru piyasada etkiledi.

2000’lerden itibaren geleneksel finans – kamu pazarına ek olarak, özellikle tabak toner seviyesinde renkli/sb kullanımı özel sektörde çok yoğun olarak arttı. Tabaka tonerin kullanımındaki bu sürekli artış, form toner pazarını iyice daraltarak bazı endüstriyel üretim kurumları ile bazı geleneksel finans-kamu kurumlarının dar piyasasına sıkıştırdı. İlk sürekli form inkjet sistemler, 2004-2006 döneminde tasarlandı ve Türkiye pazarına 2007-2008’de PTT hibrit projesiyle girdi fakat uygulama transactional olduğu için grafik sanatlar sektöründe potansiyel olarak algılanmadı. 2011 itibariyle ilk endüstriyel sürekli form inkjet altyapısı Meteksan’da kuruldu. 2015’lerin ortalarından itibaren sürekli form inkjetin hedef pazarı grafik sanatlar oldu. Yine aynı dönemde 2014’den itibaren ilk tabaka bazlı inkjet üretim sistemleri de globalde kullanılmaya başlandı, tabaka inkjetin Türkiye’deki piyasaya girişi ise yine bir kamu kurumu olan DSİ ile 2016’da olmuş oldu.

Geçen yıllar içinde baskıcılar tarafından yüksek hacimli dijital baskıdaki güncellemeler ve teknolojik gelişmelerin hangi yönde olması beklenmiştir ve olmuştur?

Cihat Ayan: Şu an, 5 yıl öncesinde olduğu gibi ofset ile karşılaştırıldığında yeterlilik olarak baskı kalitesinin çok fazla masa üzerinde olan bir konu olmadığına inanıyoruz. Siyah beyaz roman, sanat kitapları, dergiler, magazinler, renkli ticari baskı uygulamaları gibi birçok üründe son kullanıcının onay verebileceği kaliteleri yakalamak mümkün. Baskı kalitesinin dijital olarak yönetilerek sürekliliğinin sağlanması, istenilen renklerin 1200×1200 native dpi baskı imkanı ile basılabilmesi, ihtiyaca göre 250m/dk dan yüksek baskı hızlarına ulaşılması, ofset kuşeler dahil binlerce farklı matbaa kâğıtlarına 300 gr’a kadar baskı yapılabilmesi gibi birçok teknik problem çözülmüştür. Ofset’e göre dezavantaj gibi görünen baskı maliyetlerinin yüksek olduğu algısı devam etmekle birlikte, toplam maliyetin gerçekçi olarak hesaplanması ve iş stratejilerinin doğru olarak kurgulanması önemlidir.

Yüksek hacimli dijital baskının gerekliliği ve avantajları basım endüstrisi pazarında tamamen anlaşılmış mıdır?

Cihat Ayan: Avrupa’nın önde gelen birçok matbaası, inkjet sistemlere geçişler yapmış ve mevcut üretim yöntemlerinde ofset iş akışlarına entegre hibrit kullanımlar oluşturmuşlardır. Asıl önemli olan nokta ofset, dijital toner ve yüksek hacimli inkjet sistemlerin ihtiyaca göre harmanlayarak kullanılmasıdır. İş akışı yazılımları ile gelen siparişleri doğru kanala, doğru verimlilik esasına göre aktarmak önemlidir. Her bir sistem gereklidir, ihtiyaca göre konumlandırılmalıdır. Türkiye’de bu algı yavaş yavaş anlaşılmakta. Avrupa kadar olmasa da matbaacılık ve ticari baskı yapan dijital baskı piyasasında özellikle son 2 yılda başlayan yatırımlar ve görüşmeler hız kazanmaktadır. Pazarımız çok aktif olmakla birlikte son yıllarda yaşanılan ekonomik ve jeopolitik konular maalesef bazı yatırım kararlarını da ötelemiştir.

Üreticiler verimliliğe ve kârlılığa yönelik yeni argümanlar ve/veya ilave teknolojiler geliştirmişler midir?

Cihat Ayan: Inkjet sistemlerinin verimliliği ve uptime süreleri, sundukları katma değerler, son tüketiciye ulaşma kanallarına olan katkıları, yazılım ile iş akışlarının ve üretimin entegrasyonu gibi argümanlar inkjet sistemler ile çok daha önem kazanmıştır.

Canon Production Printing olarak, Varioprint i300 serisi makinemizin uptime süresi 250 adetten fazla kurulan makine ortalamaları alındığında %94 tür. Bu makine verimliliği ve kesintisiz çalışabilme noktasında hem ofsete hem de toner sistemlere göre çok ciddi bir iş verimliliği artışı demektir. Toplam verimlilik esasına göre bakıldığında pazarda çözülmesi gereken birçok ihtiyaç vardır ki bu çözümlerin birçoğunu son tüketiciye sunabilmek, ancak yenilikçi dijital baskı ve yazılım teknolojileri ile mümkün olabilmektedir.

Hibrit çalışma yöntemleri, farklı pazar segmentasyonları için farklı model kurgulamaları, dijital sonlandırmaların yetkinlikleri ile online sistemler kurularak birkaç çalışan ile birçok ara proseslerin elemine edilmesi gibi konular hem verimlilik üzerinde hem de toplam karlılık üzerinde katkılar sunmaktadır.

Türkiye basım endüstrisi yüksek hacimli dijital baskı pazarı bugün itibariyle sizce ne büyüklüktedir? Sizce ne kadar daha büyüme gösterebilir?

Cihat Ayan: Şu an son yapılan yatırımlar ile Ankara yüksek hacimli inkjet piyasasında lider durumdadır. Kurulumu yapılan ve yapılmakta olan son 4 hat grafik art pazarına yönelik (özellikle kitap baskı) kurgulanmıştır. İstanbul ve diğer şehirler şu an yapılan yeni yatırımlar konusunda geri kalmış gibi görünmekle birlikte önümüzdeki birkaç yıl içerisinde devam eden birçok projenin sonuçlanmasını beklemekteyiz.

Şu an kurulu olan 15‘ten fazla inkjet bobin hattı işlemi, yayıncılık, eğitim sektörü gibi farklı sektörlere hizmet vermektedir.

Bugün pazarın siz teknoloji tedarikçilerinden yüksek hacimli dijital baskı çözümleri noktasında önde gelen talepleri nelerdir?

Cihat Ayan: Baskı maliyetlerinin ofsete yakınsaması, makine baskı ebatlarının ofset standartlarına ulaşması ve sunulan maliyet modellemelerinin mevcut pazar yapısına uyumlu olarak sunulması diyebiliriz. Ancak şunu atlamamak gereklidir; yüksek hacimli dijital baskı sistemleri, yıkıcı, yenilikçi, inovatif ve farklı bir baskı teknolojisidir. Bu sistemleri kurgulamak, işletmek ve maliyet yapılarını doğru şekilde anlayarak tüketiciye sunma noktasında pazarın da bu dinamikleri bu şekilde görebilmesi önemlidir. Burada da en önemli görev teknoloji tedarikçilerine düşmektedir. Bu konu doğru bir şekilde pazara anlatılmalı, sistemlerin yetkinliklerinin, inovatif iş modellerinin, yaratacakları katma değerlerin, konvansiyonel düşünce ve iş yapısı ile uyumlu çalışabilmesinin doğru kurgulanması önemlidir.

Baskı çözümlerindeki gelişmelere paralel olarak baskı altı malzemesi ve sonlandırma alanlarındaki gelişmeler yeterli midir?

Cihat Ayan: Baskı altı malzemesi olarak kâğıt düşünüldüğünde, pazar dinamikleri ile uyumlu olacak şekilde birçok mevcut piyasa kâğıdının kullanılabilmesi mümkündür. Buradaki önemli nokta bir makine ile tüm kâğıtların basılamayacağıdır. Firmalar baskı alt malzemelerine yatırım yaparken mevcut ve gelecek dönemlerdeki müşteri portföyleri ve onların ihtiyaçlarını gözeterek önceliklendirme yapmalıdır. Belli noktalarda kâğıt standardizasyonu yapılarak, sistemlerden en yüksek verimlilik alınabilmektedir. Dijital sonlandırma tarafında ise hemen hemen tüm global baskı teknolojisi sağlayıcılarının global iş ortaklıkları vardır. Bu firmalar bellidir de zaten. Önemli olan müşterinin ihtiyacına göre sonlandırma ve baskı çözümünü doğru bir şekilde ve yeterlilikte kurgulayabilecek sonrasında da yerelde hizmeti verebilecek satış öncesi ve satış sonrası şartların oluşturulması, gerçekçi ve çözüme yönelik projelendirmenin yapılmasıdır.

Kopyalama merkezlerinin sayısının artması, ozalit ve fotokopi işlerini geliştirerek küçük ve orta ölçekli matbaaların yerini alması ve bugün bu işletmelerin de çok iyi durumda olmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz bu işletmelerin geleceği hakkında görüşünüz nedir?

Cihat Ayan: Avrupa’da olduğu gibi bizde de ofset pazarı daralmaktadır, bu da günümüz piyasa dinamiklerinde doğaldır. Dijitalleşen dünyada artık firma yapıları, sunulan değer ve sağlanan hizmetler ve tüketici beklentileri değişmektedir. Yapılan pazar araştırmalarına göre 2025’e doğru dijital olarak basılan ürünlerde ciddi artış olacaktır. Örneğin Türkiye’de şu an dar olan online baskı hizmeti gibi farklı iş kolları ortaya çıkacaktır. 2025’te Batı Avrupa’da online baskı pazarının, dijital baskı hizmetlerinin 1/3’ünü yapacağı öngörülmektedir. Burada online baskı hizmeti sağlayıcıları ya yeni yatırımlar yapacak ya da mevcut firmalar ile iş ortaklıkları yapma yolunu seçeceklerdir.

Dinamikler, tüketici trendlerine paralel olarak değişmektedir. Gereğinden fazla atıl makine yatırımı yapan, finansal gücü az, tüketiciye hangi kanallar ve ne şekilde gideceğini tam olarak kurgulayamamış, sadece fiyat rekabeti üzerine iş modeli kurgulamış birçok firmanın sektörde konsolide olması ve farklı arayışlara girmesi muhtemeldir.

Bugün itibariyle tamamen geleneksel baskı yöntemlerini kullanarak gerek üretici ve/veya nihai tüketiciye yönelik baskı üretimi yapan küçük ve orta ölçekli matbaalara tavsiyeniz ne olur?

Cihat Ayan: Özetle, doğru iş modelleri kurgulanarak, en doğru zamanda yapılacak yatırımlar diyebiliriz.

Bizler sektörde bu tür danışmanlıkları veriyoruz. Ancak yatırım düşünen firmaların, iş modeli ve yatırım planları kurgulanmasında bizlerden gerektiği gibi faydalanamadıklarını düşünüyoruz. Bu noktada önemli olan, global tecrübelerimizden daha fazla yararlanılmasıdır. Sürdürülebilir yatırım ve işletme modellerinin firmalarla birlikte yapılması çok büyük önem arz etmektedir. Bu konuda tüm bilgi birikimimiz, yurt dışı imkânlarımız ve başarılan projelerin hangi şartlar ve koşullarda yapıldığı, firmaların bu yatırımlarla ne tür işleri başardıkları gibi konuları daha fazla konuşmak, tartışmak isteriz. Firmalarla iş planı, strateji kurgulamaları, iş akışı konuları gibi maliyet etrafında dönen konulardan farklı konular konuşmanın faydalı olacağı kanaatindeyiz.

 

#DijitalBaskı #Printondemand #canoneurasia #toner #inkjet #baskı #canon #CihatAyan

İnceleyin

Geri Sayım Yeniden Başladı

Pandemi dolayısıyla ertelenen drupa 2021 için bir kez daha geri sayım başladı. 2021 20 – ...