Anasayfa / Baskı yönetimi / Dijital Tekstil Baskısında Renk Yönetimi

Dijital Tekstil Baskısında Renk Yönetimi

Her türlü baskı projesinin merkezinde mümkün olan en yüksek görüntü kalitesine ulaşma ve özellikle de doğru renkleri elde etme isteği var. 

Dijital baskının en hızlı büyüyen segmentlerinden biri de baskılı kumaşlar. Dijital baskının diğer her alanında olduğu gibi bu, sadece pek çok kumaş türünde baskı projeleri hazırlayacak ve bunları başlatacak tekstil üretim uzmanları olacağı anlamına gelmiyor.

Her türlü baskı projesinin merkezinde mümkün olan en yüksek görüntü kalitesine ulaşma ve özellikle de doğru renkleri elde etme isteği var. Ama ilgili tarafların tümünün bütünüyle iş birliği içinde olmasını ve her birinin üstüne düşeni yapmasını sağlayınca başarılı ve hoşa giden sonuçlar elde ediliyor.

Her türlü baskı teknolojisinde olduğu gibi, dijital baskıda da baskı kalitesi ve elde edilebilen renkler üç temel faktöre bağlı: kullanılan baskı teknolojisi, mürekkepler ve özellikle de kullanılan baskı altı malzemesi. Bunlar, görüntü kalitesi söz konusu olduğunda dikkat edilmesi gereken bazı teknik faktörler. Piksel tabanlı görüntüler (fotoğraflar) için ise en önemli iki konu çözünürlük ve keskinlik.

Görüntülerin büyütülmesi için çözünürlüklerinin yeteri kadar yüksek olması gerekiyor. Temel kural şu: Baskıda kullanacağınız tram ölçüsüne göre inç başına düşen piksel sayısı (ppi) açısından çözünürlüğün iki kat olması gerekiyor.

Ticari baskıda geleneksel tramlar hala yaygın ve inç başına 150 satır (lpi) tram çok kullanılmakla olmakla birlikte daha yüksek tram ölçüleri de günümüzde oldukça yaygın, genellikle görüntüler için gerekli çözünürlük 300 ppi olarak belirtiliyor.

Ama dijital baskıda pek çok tramlama teknolojisi kullanılıyor ve gerekli görüntü çözünürlüğünün hesaplanması eskisi gibi basit olmuyor. Eğer basılı ürün uzaktan görülecekse, seviyelendirmenin ardından görüntünün nihai çözünürlüğü daha düşük olabilir (mesela 100 ppi civarı). Şüphe etmeniz durumunda, baskı hizmet sağlayıcıya, planladığınız baskı tipi için hangi görüntü çözünürlüğünü tavsiye ettiklerini sorun.

Logolar ve diğer vektör tabanlı dijital çalışmalar ise serbestçe büyütülüp küçültülebiliyor ve fotoğraflarda olduğu gibi belirli bir çözünürlükle kısıtlı değil. Ancak bu, bu tür görüntülerin ve resimlerin, çalışmayı Illustrator veya benzeri yazılımlar kullanılarak oluşturulması gerektiği anlamına geliyor.

Kaç renge ihtiyacınız var?

Baskı yapan tüm cihazlar, üretebildikleri renk sayısı bakımından sınırlıdır. Bu nedenle, baskı üretiminizi planlarken, grafik çalışmanızda hangi renklerin en önemli olduğunu kendinize sormanız gerekir.

Endüstride kullanılan baskı mürekkepleri iki ana kategoriye ayrılıyor. Genel kullanımda, proses renkleri için sunulan mürekkep seti (CMYK – Cyan, Magenta, Sarı ve Siyah) 400 bin civarında benzersiz renkten oluşan geniş bir renk skalası üretmede en yaygın olarak kullanılıyor ama belirli bir logo rengi gibi marka renkleri için “spot renkler” kullanılıyor.

Spot renklerin en tanınan imalatçılarından biri de, Pantone. Eğer bu özel spot renkleri CMYK kullanarak üretmeyi denerseniz, spot renklerin sadece yaklaşık %60’ının CMYK mürekkep seti kullanılarak hassas şekilde aynen üretebileceğinizi göreceksiniz. Bu nedenle, eğer baskınız için bir veya birden fazla spot renk önemliyse, matbaaya bu özel mürekkepleri kullanması için ekstra ödeme yapmanız gerekir.

Sorun şu ki, çok az dijital baskı sistemi tüm Pantone spot renklerini baskıya aktarabiliyor. Bu nedenle, giderek daha fazla sayıda baskı sistemi genişletilmiş renk skalası (geleneksel CMYK baz renklerinin Turuncu, Yeşil ve Mor ile tamamlandığı) skalayı kullanmaya başladı.

Baskı makinesinde genişletilmiş renk skalasında mürekkepler kullanılarak, hangi sbaskı altı malzemelerin kullanıldığına bağlı olarak Pantone spot renklerin yaklaşık %90’ı düzgün şekilde üretilebiliyor. Eğer Pantone renk kılavuzlarını kullandıysanız, bunların en az iki temel versiyonu olduğunu fark edeceksiniz. Parlak kâğıt üzerine basılan kılavuzlardan biri, en doygun ve zengin renkleri gösteriyor.

Diğer renk numunesi ise kuşelenmemiş kağıt üzerine basılı ve aynı renkler burada daha az doygun görünüyor. Bu, fiziksel bir olay ve her tür baskı altı malzemenin, belirli bir mürekkep seti göz önüne alındığında, hangi renk skalasını yeniden üretilebileceği açısından sınırlaması var.

Bu nedenle, bazı renklerin tasarımınızda sizin için önemli olması durumunda, baskıcının bunları hassas bir şekilde üretebileceğinden emin olun ve baskıya başlamadan önce matbaadan renk provalarını sunmasını isteyin. Böylece baskılar yapılınca hayal kırıklığına uğramazsınız.

Basılı prova mı dijital prova mı?

Baskı üretimi için dijital bir yazıcı kullanmanın güzelliği, normalde bu yazıcıyı prova cihazı olarak kullanabilmeniz. Tasarımın bir örneğinin baskısını nihai baskı uzunluğu için kullanılacak olanla aynı yazıcıda yapabilirisiniz. Ama, baskı sonucunu bir monitörün de dahil olduğu başka dijital cihazlarda simüle etmenin de bir yolu var. Bu da, dijital baskı makinesini kalibre etmek ve karakterize etmek için oluşturulan ICC profilini kullanmak.

Uzun yıllardır mevcut olan bu teknolojiyi ilk kez sunan International Color Consortium 1993 yılında kuruldu. Ama bazı nedenlerle bu renk yönetim teknolojisi tam olarak anlaşılmadı veya grafik sanatlar endüstrisinin tüm bölümlerinde kullanılmadı.

Doğru şekilde uygulanması, renkleri oluşturmak, değiştirmek veya üretmek için kullanılan her bir cihazın ICC teknolojisi kullanılarak kalibre edilebileceği ve karakterize edilebileceği anlamına geliyor. Bunun temelinde, cihazın hangi renk skalasını yeniden üretilebileceğini tanımlayan veri dosyası olan ICC profili bulunuyor.

Bu nedenle, örneğin görüntülerinizi (fotoğraflarınızı) Adobe RGB’de kaydetmeniz durumunda, yaklaşık 1,2 milyon renkten oluşan bir renk skalasında çalışırsınız. Eğer bunları sRGB (tüketici kameralarında ve webde yayınlamak üzere hazırlanan görüntülerde çok yaygındır) olarak kaydederseniz, yaklaşık 800 bin renkten oluşan daha küçük bir renk skalasında çalışırsınız. Her baskı makinesinin, ne kadar büyük bir renk skalasının üretilebileceği konusunda sınırlamaları vardır. Bu da o cihazın renk uzayında kaç tane benzersiz renk olduğuna bağlıdır.

Genel bir referans renk skalası, standart CMYK proses mürekkepleri kullanarak kaliteli kuşelenmiş kâğıt üzerine basılan renklerin ofset skalasıdır. Bu renk skalası yaklaşık 400 bin rengi kapsıyor. Bu, sRGB veya Adobe RGB’den uzak gibi gelebilir ama bir monitörün ana renkleri RGB olduğu için baskıda ana renkler CMYK olduğunda elde edilen sonuç çok farklı olmuyor çünkü, iki renkli sistemler birbirlerinden tamamen farklı şekilde çalışıyor.

Monitör (ve kamera) renk sistemi ilave bir renk sistemi kullanıyor, çünkü ışığı doğrudan gözlerde oluşturduğu rengi üretmek için farklı dalga boylarında ışıklar ekleniyor. Tüm dalga boyları tam kuvvetleri ile mevcut olduğunda, biz bunu beyaz olarak algılıyoruz.  Ancak baskıda, CMYK renk sisteminin temelinde subtractive proses (çıkarmalı renk karışımı) bulunuyor. Bu proseste ışık yüzeye yansıtılıyor ve ardından ince bir mürekkep filmi tabakasından yansıtılıyor.

Basılı yüzeye renkler eklediğimizde, yansıtılan ışık karşıma bağlı olarak farklı renklerde görünür. Eğer tüm renkler mevcutsa, siyah algılarız (veya neredeyse siyah, çünkü CMY pigmentlerinde saf olmayanlar olabilir). Bu nedenle,  saf siyah mürekkep ekleriz ve buna K deriz çünkü “Anahtar renktir” (Key colour). Bu, siyah metin baskısı yaparken de uygulanır.

CMYK subtractive sisteminde, sRGB veya Adobe RGB’de mevcut olmayan bazı renkler bulunuyor (Özellikle de doygun Sarılar ve Cyan). Ancak görsel olarak, Adobe RGB renk skalası yüksek kaliteli offset renk skalası ile oldukça eşleşiyor. Offset renk skalasının, diğer birçok baskı türünü kullanırken referans renk skalası ​​olarak kullanılmasının nedeni de bu.

Bir prova cihazı kurulumu yaptığınızda (kendi renkli yazıcınız da olabilir) ilk önce onu belirli bir kâğıt türüne göre kalibre etmeniz gerekiyor. Bunu yapmak için de bir spektrofotometreye ihtiyacınız var. Piyasada X-Rite ColorMunki gibi oldukça ekonomik çözümler mevcut.

Bu arada ColorMunki’yi monitörünüzü kalibre etmek için de kullanabilirsiniz. Cihazınızı kalibre ettikten sonra, çok sayıda renk baskısı yapın (veya monitörde açın) ve bunları spektrofotometreniz ile ölçün. Bu ölçümler daha sonra cihaz için ICC profili oluşturmak için kullanılıyor.

Renk yönetimine başvurduğunuzda, renkleri renk uzayları arasında dönüştürmek veya ICC profilini kullanarak bir cihazda renkleri başka bir cihaz için simüle etmek amacıyla gerekli ICC profillerini kullanırsınız. Bunun nasıl işlediğini anladıktan sonra, baskı projenizdeki tüm renkleri yönetebilir ve eğer renkleri daha iyi yönetebileceklerini düşünüyorsanız, baskı hizmet sağlayıcınız ile ciddi görüşmeler yapabilirsiniz.

Eğer tasarımınızı oluştururken Adobe Creative Cloud veya bir benzerini kullanıyorsanız, kalibre ettiğiniz yazıcınızda baskılı provalar yapmak veya monitörünüzde dijital prova yapmak için doğru ICC profillerini kullanmak amacıyla renk ayarlarını yapabilirsiniz.

Şu andan itibaren, nihai baskıları elde ettiğinizde hiç de kötü bir sürpriz olmaması gerekiyor çünkü, işlemin başında dijital ya da baskılı prova kullanarak renklerin olması gerektiği gibi olup olmadığını kontrol etmiş olursunuz..

#Baski, #Renk, #ICC

İnceleyin

FESPA Ödülleri 2018 Aday Listesi Açıklandı

FESPA, 2018 yılı FESPA Ödülleri için belirlediği nihai aday listesini açıkladı. Şu anda internet sayfasında ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir