Anasayfa / Aktüel / Eraysan Grup Genel Müdürü Erkan Çağatay Kuruoğlu: “Yarını Bugünden görmek”

Eraysan Grup Genel Müdürü Erkan Çağatay Kuruoğlu: “Yarını Bugünden görmek”

erasysan“2016 yılında dünya yeniden şekillenirken, biz yöneticiler de kendi aksiyonlarımızı bu değişime göre geliştirmemiz gerekiyor. Ülkemiz için düşündüğümüzü şirketimizde de planlamalı ve  uygulamalıyız.”

Uzun yıllar uluslararası firmalarda yöneticilik yapan Erkan Ç. Kuruoğlu, 2015 yılından bu yana Eraysan Grup’ta görev yapmaktadır. Göreve başlamasıyla birlikte pek çok yeniliği de kurum bünyesine kazandıran Kuruoğlu, ‘önemli olanın insanın ülkesine hizmet etmesi’ düşüncesinde.Birçok insanın gıpta edeceği iş imkânlarını geri çevirerek ülkesinde kalmayı seçen Kuruoğlu, paylaşımcı yönetim anlayışıyla risk ve sorumlulukları çevresiyle şeffaf bir şekilde paylaşıyor. Sahip olduğu vizyon ve bilgi birikimini çalışma arkadaşlarıyla paylaşan Kuruoğlu, yeni liderlerin yetişebilmesi için kurumsal zemin de oluşturmuş durumda…

“Yetki, sorumluluk ve hesap verilebilirliği aynı dengede yürütmek,sorunların çözüm yöntemidir.”
Erkan Kuruoğlu’nu ofisinde ziyaret ederek kendisiyle keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. “Yarını bugünden göremezseniz, yarına geç kalmış olursunuz” sözleriyle daima yarının bugünden şekilleneceğinin altını çizen Kuruoğlu, konulara hâkimiyeti ve yaklaşımlarıyla zihin dünyamızda bizlerinde ufkunu açmış oldu…Ayrıca Kuruoğlu planlama, yetki ve sorumluluğun kontrol, sorgulama ve takip ile süslendiği zaman değer kazanacağını belirtdi.

Birçok teklif varken siz neden Eraysan’da görev almayı tercih ettiniz?
Sektörün lider ve öncü şirketi olmasının yanı sıra Eraysan teknolojik gelişme ile teknoloji çöplüğü olma arasındaki farkı çok iyi görmüş ve yapmış olduğu kaliteli işlerle de bunu kanıtlamış durumdadır. Eraysan’ın oluşturmuş olduğu Mapi markası ile piyasaya vermiş olduğu güven ve pek çok dünya markasının distribütörlüğünü yapıyor olması önemli etkenlerdendi. Fakat beni etkileyen en önemli faktör ise, başta Yönetim Kurulu Başkanı Erol Aykut olmak üzere tüm ekibin müşterilerini birer “iş ortağı” olarak görmeleri ve onlara verdikleri değer oldu. Kar amaçlı şirketlerde çok ender görülebilecek bu sinerji, Eraysan’ın 29 yılının adeta bir mayası olduğunu gözlemledim.

Geride bıraktığımız yıl içerisinde Eraysan’da ne gibi gelişmeler yaşandı?
Bu bakış açısından yola çıkarak; 2015 yılında göreve başladığımızda ilk işimiz, şirketin genel yapısını ve piyasa durumunu analiz etmek oldu. Bu süreçte şunu fark ettik ki, 2015 yılı, ülkenin içinde olduğu siyasi atmosferden ileri gelen bazı sıkıntıları da bünyesinde barındırıyordu. Bu durum özel sektör için çok daha sıkı bir planlama ihtiyacını doğurdu. Biz de bu belirsizlik ortamında işleri sıkı tuttuk ve Eraysan Group olarak kısa-orta-uzun vadeli planlar oluşturduk. Hayali bir iyimserlikle hareket etmedik, riskli gördüğümüz bölgelerde tedbirler aldık.Özellikle son dönemde güneydoğu bölgemizde yaşanan gelişmeleri takip ederek, mevcut koşullara real yaklaştık ve oradaki çalışmalarımızı biraz frenledik. Bu alandaki yavaşlamayı tolere etmek adına farklı alanlarda agresif bir tutum içine de girmedik. Nasıl gerektiğinde yavaşlama gerçekleştiriyorsak, aynı şekilde hızlanmamız gereken alanlarda da gerekli tutumu sergiliyoruz. Bu geçişlerde oluşan iş yoğunluğunu biz yöneticiler olarak masa başında daha fazla mesai harcayarak personelimize yansıtmamaya gayret ediyoruz. Gereksiz baskılardan kaçınarak idareyi gayet soğukkanlı bir şekilde yürütüyoruz. Bizi bir grup olarak güçlü kılan şeyin moral seviyesi yük sek çalışanlara sahip oluşumuz ve ekip çalışmaları olduğunun bilincindeyiz.Katılımcı yönetim anlayışımız ile bu birliktelik ruhunu her fırsatta perçinliyoruz. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Erol Aykut’un bize bu yönde verdiği üstün destekleri ve piyasadaki bilgi birikimi ve tecrübesi bizim işimizi daha da kolaylaştırdı.

Biraz da projelerinizden bahseder misiniz?
2015 yılı içerisinde sektörde ihtiyacını hissettiğimiz ve ülkemiz için ‘ilk’ olacak pek çok projeyi Eraysan Group olarak gerçekleştirme imkânımız oldu. Bu ilkler bizler için ayrı bir gurur vesilesi olmuştur. Hayata geçirmiş olduğumuz projeler içerisinde, benim de çok sevdiğim ve inanmış olduğum ‘Teknik Destek Hizmeti’ “Nosi Tek “ bulunmaktadır.Müşterilerimizin devamlı ve kesintisiz hizmet alabilmesi için sadece ürün satmak yeterli değil. Sektörde kullanılan cihazların tamir ve bakımının yapılabileceği bir servis oluşturduk. Kendi marka ve bayiliğini  yürüttüğümüz ürünlerin yanı sıra, copy center ve ofisler ve tüm kurumsal şirketlerde de kullanılan bir çok cihaza teknik destek sağlayan bu ekip İstanbul ve Ankara da Merkez olmak üzere tüm Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan ve tüm yakın coğrafyaya  7/24 saat kesintisiz hizmet verilmeye başlandı.Ciddi bir potansiyel fark etmiş olduğumuz diğer bir alanda ‘kesintisiz enerji’ ihtiyacıydı. Bizde bu ihtiyaç doğrultusunda Mapi Power kesintisiz güç kaynağını geliştirdik. Şu an satışları gayet başarılı bir şekilde ilerliyor.  Yine 2015 yılı içerisinde Uluslararası bir reklam şirketi ile Türkiye distribütörlük anlaşması yaptık. Bu çalışmaların yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde Türkiye’de daha önce hiç kullanılmamış bir cihaz olan hava temizleme cihazını getirdik. Alman devi olan ‘İdeal’ marka bu cihaz hastane, okul, restoran ve ofis ortamlarında kullanılıyor. Ortamdaki kirli havayı emerek tamamen doğal bir şekilde temizleyip tekrar dışarı teneffüs eden bu üründen gayet olumlu geri dönüşler alıyoruz.

“Bulunduğumuz coğrafya bize kendi kurallarını dayatıyor. Değişen güç dengesinde var olma mücadelesi veriyoruz. Devlet politikaları bir yana, şirketlerin de kendi politikalarını oluşturmaları gerekiyor. Bugünkü kararlarımız, önümüzdeki 5 yıl içinde ne olacağımızı belirleyecek…”

Türkiye 3D konusunda çok hızlı bir şekilde büyümektedir. Bizde bir  dünya devi ile bu konuda partnerlik anlaşması yapmış bulunmaktayız. Ancak burada dikkat etmemiz gereken bu teknolojiyi hangi amaca yönelik kullanacağımızdır. Bu bilinç şu an tam olarak ne sektörde ne de ülkemizde oturmuş değil. Bundan
dolayı bu alanda firmamızın Ar-ge çalışmaları olmakla beraber fazla hızlı hareket etmek de istemiyoruz.Biraz işi zamana bırakarak sektörün 3D’ye yaklaşımlarını ve bu konudaki mevcut fikirlerin biraz daha olgunlaşmasını görmek istiyoruz.Tüm bu atılımlarımızın dışında şuan Ar-ge çalışmalarının devam ettiği birkaç ürünümüz daha bulunmaktadır.Daima yenilikçi ürünler geliştiriyoruz ve buna devam edeceğiz. Biz kendimizi bal arısı gibi görüyoruz. Sürekli yeni ve farklı bilgiler edinmeye çalışıyoruz. Amerika’nın ve Avrupa’nın kullandığı teknolojileri yakından takip ediyoruz. Bu teknolojileri ülkemize kazandırmaya gayret gösteriyoruz. Eraysan’ı bu yeniliklerin sektördeki merkezi konumuna getireceğiz. Bu yenilikçi çalışmalardaki motivasyonumuz ise, yakın gelecekte meslektaşlarımıza ve müşterilerimize ‘Sektörde yeni bir şey varsa Eraysan’a sorulmalı.’ düşüncesini kazandırma isteğidir.

eraysan1

Şirketi ben yönetmiyorum. Ekibimin şirketi yönetmesine müsaade ediyorum. Ben ekibime sadece koçluk yapmaya çalışıyorum.”

Tüm bu çalışmalarımızda, gerek planlama gerekse uygulama aşamasında esas aldığımız prensip “yarını olabilecek işler”dir. Eğer sahip olduğumuz işlerde yarını göremiyorsak, ne sektörümüze ne ülkemize bir şeyler katıyoruz diyemeyiz. Biz günübirlik küçük hesapların içine hiçbir zaman girmedik. Yapmış olduğumuz işlerin, satmış  olduğumuz ürünlerin daima arkasında durduk ve aynı şekilde duruyoruz. Şu an hala piyasada 27 yıldır kullanılan makinelerimiz bulunmaktadır. 5 yıldan önce deforme olmuş bir cihazımız piyasada yok. İşte bunlar bizim için birer onur vesilesidir. Ülkemizi teknoloji çöplüğüne çevirmek gibi bir niyetimizi yok…İşlerimizi yaparken özellikle planlama aşamasında çok fazla mesai harcıyoruz. Projelerimizi uzun uzun tartışıyoruz. Tüm olasılıkları hesaplıyoruz.Kafamızda hiçbir soru işareti bırakmadan artık tamamen tatmin olduğumuzda uygulama aşamasına geçiyoruz. Alternatif planlar oluşturmadan masadan kesinlikle kalkmıyoruz. Böylelikle arazi de mümkün olan en kısa zamanda işimizi gerçekleştiriyoruz.

“Yarını bugünden göremezseniz, yarına geç kalmış olursunuz.”

Kur risklerini yönetiyoruz
Farklı menşeli ülkelerden euro ve dolar üzerinden ürün alıyoruz. Bu ürünlerin alımı ve satımı aşamasındaki kur farklarını çok iyi gözetmemiz gerekiyor. Ürünü aldığımız fiyatla, ürünü sattıktan sonraki tahsilat yapacağımız fiyat arasında ciddi farklar oluşabiliyor. Biz bu riski ürünün alış ve satış tarihlerine dikkat ederek azaltmaya çalışıyoruz.Müşterilerimizi de bu konuda uyarıyoruz. Satış personellerimize bu konuda eğitimler veriyor, farklı satış modelleri geliştirerek mevcut riski minimize etmeye çalışıyoruz.

İnceleyin

Türkiye’de Büyüme Kararı Alan Riso, Elektroser ile Güçleniyor

Türkiye’de yeniden yapılanma yoluna giren Japonya merkezli Riso, Elektroser ile satış ve satış sonrası servis ...

Bir Yorum

  1. Çok doğru tespitler ve etkileyici yönetim tarzı erkan bey i kutluyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir