Anasayfa / TİCARİ BASKI VE KİTAP / Hunkeler Bu Yıl Türk Matbaacısına Dokundu!

Hunkeler Bu Yıl Türk Matbaacısına Dokundu!

Screen Türkiye Temsilcisi Elektroser bu Yıl Hunkeler Innovationdays’e tam kadro katıldı ve etkinliğe verdiği değer ile dijital dönüşüme yönelik stratejisini de ortaya koydu. Şirketin Genel müdürü Öncü Güyer beşinci kez katıldığı etkinliğin bu yıl Türk basım endüstrisine dokunduğunu söylüyordu:

Hunkeler Innovation Days’e bu yıl beşinci kez katılıyorum. Her seferinde farklı işler yapan müşteri gruplarını buraya getirdim. İlk kez Hunkeler Innovation Day bizim ülkemize dokundu. Sektörel bir daralma gibi ekonomik bir sebepten mi bilinmez ama ilk defa firmaların bakışlarının çok daha ciddileştiğini, normal baskı teknolojilerinden dijital baskı teknolojilerine geçişi çok ilgili bir şekilde araştırdıklarını gördük. İlk defa ofset matbaacılığa dönük, kitap ve dergi basımı gibi işler çok daha ön plana çıktı. Bobinden bobine inkjet dijital baskı makinalarının normal ofsette kullandığımız kuşe ve hamur kâğıda hiçbir işlem yapmadan basabilmesi ve ofset ile dijitalde basma farkı olmaması durumuna gelmesi bunun en büyük sebebidir. Eskiden inkjet tabanlı kâğıtları (özellikle kuşede) tavsiye etmek durumunda kalıyorduk. Bu ortadan kalkınca matbaacıların ana girdisi olan kâğıt da dijital baskı makinaları için çok ciddi bir ekonomi sağlanmış oldu. Bu ve bunun benzeri faktörler matbaacıların önemli tercih kalemi haline geldi. O yüzden bu sefer buraya ciddi bir ilgi gösteriliyor.

“Dijital baskıya geçmeli miyiz yoksa geçmemeli miyiz?” konusundaki birinci madde maliyetler.

Evet, birinci madde maliyetler. İkinci madde finansman maliyetleri, üçüncü madde toplam üretim maliyetidir. Ama burada gizli maliyetleri ortaya çıkartmanız gerekiyor. Bunu bazen yanlış anlayanlar olabiliyor. Toplam maliyeti kesinlikle düşüren, matbaacılığın sadece baskı maliyeti olmadığını anlatan teknolojilerden bahsediyoruz. Günde aşağı yukarı 2 milyon baskıya karşı iki vardiya 4 kişi ile bu kadar baskıyı sonlandırılmış şekilde alabiliyoruz. Bunu hiçbir matbaa hayal edemez. 10 forma 4 renkli bir işi ele alırsak; 1000 adet sipariş geldiğinde 4 ya da 5 renkli, 70×100 bir makinada bu işi yapabilmek 1 vardiya demektir. Dijitalde ise sonlandırması bitmiş bir şekilde 1 saat 15 dakikada müşteriye teslim edebiliyoruz. Artık maliyet sadece baskı maliyeti ile sınırlı değil, toplam üretim maliyetindeki gizli maliyetler (depolama, sevkiyat, finansman, eleman, enerji ve stok tutma gibi) ile bambaşka sonuçlar ortaya çıkıyor. Bunu anlatabildiğimiz ve buna ikna edebildiğimiz için firmalar bizimle çok ciddi görüşmeler içerisinde bulunuyor.

Çok yüksek bir kapasite teklif ettiğiniz için matbaalarda bu kapasiteyi nasıl dolduracağız? Buradan çıkış noktasının Türkiye şartlarında imkansız olduğunu artık biliyoruz ama konsolidasyon mümkün müdür?

Dilim döndükçe bunu teklif ediyorum ama matbaa sahipleri dâhil olmak üzere herkes kuyruğunu dik tutuyor. Ortaklıklara hiç yanaşmıyorlar. Kendi seçimleri ama gelecek 3 ilâ 5 sene içerisinde çok iyi bir geleceğe sahip olmadıklarını düşünmüyorum. Konsolidasyonu başaranlar çok daha kârlı ve daha fazla para kazanarak ayakta kalacaklardır.

Screen tarafında bir yenilik var mı?

İki tane yenilik var. İki sene önce çıkan HD makinamızda ofset kuşeye primersiz, baskı altı astarsız ya da bounding agency olmadan direk baskı yapabiliyordu. Bu matbaacılar için özellikle kâğıtta büyük bir maliyet tasarrufu sağlıyordu. Screen yeni geliştirdiği kurutucu sistemi ile beraber 520 HD’nin hızını 100 metreden 150 metreye çıkarttı. İkinci en büyük yenilik de Türkiye’ye kurulumunu yaptığımız 520 NX makinemizin siyah kafalarına bir set kafa ilavesi ile sadece siyah baskılarda baskı hızını 150 metreden 180 metreye çıkarmış olmasıdır. Ayrıca ikinci üniteye de gizli görünmez boya baskısı ile beraber UV ışıkta özel baskılar yapılmasına imkân veren ekstra üniteyi koydular. Invisible ink teknolojisi. Yani biz hala derleme kanununu, hologramı, dijital barkodu ya da korsanı tartışırken dünya sahteciliği önlemek için teknolojik çözümler buluyor. Yayıncı ve yazarın hakkını koruyacak daha akılcı ve olması mümkün çözümlere eğiliyorlar.

Etkinlikte ağırlık bu yıl kitap baskısı üzerine. Türkiye’de dijital kitap baskısına geçemiyoruz, çünkü bandrol gibi bir sorunumuz var. Sizin bu bandrol sorunu ile ilgili tedarikçi olarak bir dahiliniz var mı?

Hayır, hiçbir dahlimiz olamaz. Birçok kanaldan farklı yayıncılar birlikleri ile görüşmeler yaptım. Yakın gelecekte en ufak bir ümit ışığı göremedim. Bu benim kişisel gözlemimdir. Dijitalleşmeye gitmedikleri kesin görünüyor. Herkes işe olmaz tarafından yaklaşıyor. Türkiye’de insanlar ortalama 78 kez cep telefonunu açıyormuş, Avrupa’da ise 62 kez cep telefonuna bakılırken biz hala bandrol konuşuyoruz. Biz herkese saygı duyuyoruz ama bir müşteri bize gelirse, dijital görünmez boya ile hologramı temsil edecek yayın hakkını koruyacak hatta bunu değişken olarak yapabilecek her türlü çözümün yakın takibini yapabiliriz. Bunu için bize talep gelmesi lazım.

Emrah Hoşgör: “Müşterilerimize dijital dönüşümde danışmanlık yapmaya devam edeceğiz.”

Biz ofsetteki tıkanmayı konuşuyoruz ama bizim esas işimiz olan fotokopi alanında da bir tıkanma var. Bu yıl ki Hunkeler Innovastion Days’e tecrübelerimizden dolayı daha profesyonel bakabiliyoruz. Ciddi müşterilerimiz var, onlarla da sık sık burada görüşüyoruz. Türkiye’deki ve dünyadaki trende göre her çeşit fotokopi işi düşme eğilimi gösteriyor. İstatistik olarak bakıldığında, büyük banka müşterilerimizin kopyalama makinelerinde yıllık bazda neredeyse yarı yarıya bir azalma gözlemledik. Bundan dolayı Screen ve diğer markalarımızda endüstriyel tarafa geçmeye karar vermiştik. Bunun doğru bir hareket olduğunu gözlemliyoruz. Müşterilerimize makine tedariki yerine onlara danışmanlık hizmeti veriyoruz. Onların işlerine uygun bizim katkı sağlayabileceğimiz ne varsa yapmaya çalışıyoruz. Ekibimizi genişletiyoruz. Kriz ortamına rağmen şirket verilerimize baktığımızda geçen yıla göre bir artış gözlemlemekteyiz. Türkiye’de kârlılık da çok önemli, hem ciro anlamında hem de çalışan personel anlamında büyüyoruz. Gelecek yıl Hunkeler Innovation Days çok daha iyi olacak ve ciddi bir ivme yakalayacaktır. Geçen yıla kıyasla ilginin arttığını görüyoruz. Müşterilerimize danışmanlık yapmaya devam edeceğiz.

Etiket tarafında da kurulumlarımızı yaptık. Bu alanda da ciddi müşteri potansiyelimiz var. Önümüzdeki dönemde ambalaj sektörü ile alakalı olarak başka markalar ile de iş birliği yapma durumumuz olabilir.  Labelexpo’da da tekrar beraber olacağız.

Bizim hedefimiz önümüzdeki 12 ay içerisinde 2 tane daha 520 satışı yapmak. Bunun için aday olan müşterilerimiz var. Bir tane de 350 etiket makinası 2020 yılının sonuna kadar kurulmuş olacaktır.

Ayhan Araz: “Ticari matbaacılar için gelecek dijital”

Matbaayı sınıflandırırsak ticari matbaacılık, etiket ve ambalaj olmak üzere üç önemli kategoriye ayrılıyor. “Etiket ve ambalajın geleceği ne olacak?” sorusunun yanıtı çok açıktır. Burada cevabı olmayan tek bir soru vardır; o da ticari matbaacılık. Ticari matbaacılığın azaldığını gözlemliyorduk. Diğer yandan ambalaj ve etiketin trendi ise hala çok yüksek. Dijital artık ticari matbaalar için de olmazsa olmazlardan bir tanesi haline geldi. Ticari matbaacıların olması gerektiği yer Hunkeler Innovation Days’tir. Ziyaretçi oranının daha fazla olması gerektiğine, daha çok sektörün talep göstermesi gerektiğine inanıyorum. Bu şekilde de ticari matbaacılığın geleceğinin ne olacağı sorusunun cevabını da burada bulduk.

#Elektroser #hid19 #hunkelerAG #Screen #inkjet #ÖncüGüyer #EmrahHoşgör #AyhanAraz

İnceleyin

Temel kalite politikamız “mutlu müşteri”

Adana’nın önde gelen dijital baskı merkezlerinden Giriş Dijital Baskı ve Kırtasiye, başta HP Indigo 5600 ...