Anasayfa / Makaleler / “Yerinde sayarsan küçülürsün”

“Yerinde sayarsan küçülürsün”

Teknolojinin en son makineleri, gelişmiş teknik altyapısı, deneyimli ve profesyonel kadrosu ile Kâğıthane merkezinde müşterilerine hizmet veren Mim Copy Center 450 m²’lik mağazası ile hedef büyüttü.

Ekonomideki dalgalanmaların getirileri, hedefleri ve yenilikleri hakkında konuştuğumuz Mim Copy Center Genel Müdürü Melih Can Bedir 2018’in zor bir yıl olduğunu bu doğrultuda 2019 yılının çok farklı bir yıl olacağını öngördüğünü ifade etti.

2018 yılına dair; nasıl geçti, ne gibi değişiklikler oldu? Bu değişikliklerden sizler nasıl etkilendiniz?

2018’in en başından beri çok zor bir yıl olacağı belliydi. Piyasaların bu haline rağmen yaptığımız yatırımla bize farklı kapılar açtı.  Mim Copy Center olarak piyasanın daraldığını görüp müşterilere katma değerli biraz daha farklı işler yapmak için farklı makinelere yatırım yapmayı hedeflemiştik. Bu hedeflerimiz doğrultusunda 2018 yılını geçirmiş olduk. 2018 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreğinde farklı bir gözle bakmak gerektiğini düşünüyorum. Reel olmayan piyasa koşulları döviz kurlarındaki dalgalanma tüm sektörleri etkiledi bizlerde ithal ürünleri ağırlıklı olarak kullanıldığı bir sektör olarak bu sıkışıklıktan nasibimizi aldık.

Devam eden süreçte yeni yatırımlarınız oldu mu? Bunlardan biraz bahseder misiniz?

Bir söz vardır; “Yerinde sayarsan küçülürsün” bizlerde bu sözden yola çıkarak yatırımlarımıza devam ettik. Gerek makine parkurumuz olsun gerek iş yerimizin dış cephesi gerekse personel yatırımı olarak değişiklikler yapmayı hedefledik. Hedeflerimizde birkaç tane daha makine yatırımı yapmak vardı. Flatbet UV, lazer kesim makinası gibi büyük kesim makinalarını bünyemize katmak gibi bir düşüncemiz vardı bunları ertelemek durumunda kalsak da proje ve işlerimizi daha hızlı basabilmek adına bize daha fazla hareket ve manevra kazandıracak olan PageWide 4000’ yatırımını yapmak kararı aldık. Ayrıca iç yatırımların dışında iş yerimize kozmetik açıdan yatırımlar yaparak müşterilerimizin daha rahat çalışabileceği copy cafe konsept çalışmalarımıza başladık.

PageWide satın alırken en önemli kıstaslarınız nelerdi?

PageWide, kullanılışı kolay, uzun süreli eğitim gerektirmeyen, güzel işler çıkartabilecek kullanıcı dostu bir makine olması sebebiyle tercihlerimiz arasında ilk sırayı aldı. Ayrıca daha önce BNK ile yapmış olduğumuz ticaretimizde aldığımız Hp Desingjet 6600’e gelen geri dönüşler bizim bu makinayı seçmemizde referans oldu. Makinanın özellikle Hp SmartStream adında bir yazılımı var. Bu yazılımın kullanıcı dostu olması, işleri çok rahat bir şekilde makinaya gönderiyor olması bu makinanın muadillerinden ayrılarak iş yerimizde yer almasına olanak sağlamış oldu.

Buradaki avantaj yazılımdan kaynaklanıyor diyebilir miyiz?

Genel olarak evet. Sonuçta bu makinaların hemen hemen hepsi püskürtme teknolojisini kullanıyor.  Burada makinaları birbirinden ayıran en önemli özellik üzerlerindeki ve operatörlerin kullanmış olduğu yazılım. Teknik ve hızlı geri dönüş güvenirliği sağlamaları sebebiyle yatırımımızı BNK Teknolojiden yana kullandık. HP Pagewide geniş formatta bir çok iş yapma biçimini tekrardan dizayn eden bir makine. Tek bir makine ile siyah beyaz cad çıktılarımıza, renkli cad çıktılarımıza, poster, harita, afiş gibi görsellerimize yüksek hızda ve hp kalitesinde baskı alabiliyoruz. Ayrıca ürünün kopya başı maliyetinin düşük olması bizim için bir avantaj. Bu tarz makinalarda kopya başı olması bizim için maliyetleri kontrol edebilmek adına önemli.

Ekonomik konjonktürde yaşanılan, döviz kur dalgalanması ve faizlerin artmasının iş kolunuza etkileri ve önlemleriniz  açısından  değerlendirme alabilir miyiz?

Sektörümüzün en büyük kanayan yarası vadeler. Aslında birçok sektörde olmayan vadeler bizim sektörde var.  Döviz kurunun bu şekilde hareketli olduğu bir dönemde bazen elinizdeki ürünü satmayıp bekletirseniz size daha çok kazandırdığı oluyor. Tabi ki bu durum gayri ahlaki olsa da tedarikçiler nezdinde de bu sıkıntıyı görebiliyoruz. Örnek vermek gerekirse kâğıt gurubunda bir hafta içerinde fiyatlarda %20 değişiklik olabiliyordu.  Basılmış ürünü satışından sonra tahsilat kısmında sorun yaşıyorduk. Müşterilerimiz ile konuşmalarımızda siz bize 30 gün vade uyguluyorsunuz ama bakın sizin şu meslektaşınız 120 gün uyguluyor gibi geri dönüşler alıyoruz.  Müşterilerimizde bu konularda çok problem yaşıyoruz. Meslektaşlarımın bu kadar uzun vadeler ile iş yapmasını doğru bulmuyorum. Zaten faizlerin bu kadar yüksek olduğu bu dönemde sizin paranız aylık olarak enflasyon karşısında değer kaybederken birde üzerine uzun vadeler eklemek kar marjımızdan yemekte. Kısa dönemde iş yapığınızı zannederken aslında uzun süreç olarak baktığınızda aslında zarar etmiş oluyorsunuz. Çünkü 90 gün sonra elinize geçen para 90 gün öncesine göre değer kaybetmiş oluyor. Bu anlamda fiyat verirken dikkatli olmak gerekiyor. Biz kur ve vade riski taşıyan müşterilerimizi eleyip daha dar bir müşteri kadrosuna geçmeyi hedefledik ki bu yöndeki çalışmalarımız da devam ediyor. Bu önümüzdeki süreçte agresif bir büyümedense daha ayakları yere sağlam basan daha düzenli adımlarla hareket etmeyi kendimize hedef koyduk.

Ekonomideki sıkıntılar sektörde düzensiz ve hızlı büyüyen, alt yapısı olmayan firmaların kapanmasını ve elemine olmasını sağlayarak, güçlü firmaların ayakta kalmasına ön ayaklık edeceği söyleniyor ticari döngü açısından. Bu yaklaşım sizce de bu doğru mu?

Bir zamanlar cebinde bir miktar parası olan kuruyemişçi büfe tarzı bir iş yeri açmak gibi bir moda vardı. Geçtiğimiz birkaç sene öncesinde de cebinde bir miktar parayı koyan ise direkt olarak bir copy center açıyordu. Tabi ki copy center açmak kolay bir iş değil. Tedarikçi firmaların sen makineyi al nasıl olsa iş gelir tarzı yaklaşımları ile ihtiyacın dışında gereksiz makine yatırımları ve firmaların kopya başına garanti istemesinden dolayı bu tip firmalar altından kalkamayacakları maliyetlerin altına girdiler. Fiyatları düşürmeye başlayarak da günü kurtarmanın peşine düştüler. Zamanla bu tarz elemeler ile bu firmalar da kapanacaktır. Bu elemeler kötü mü diye soracak olursanız bir anlamda hem iyi hem kötü. Yanlış fiyat politikaları yüzünden sektöre darbe vuranların elenmesi gerekmekte. Sektörümüzün iyi ya da kötü bir şekilde büyümeye ihtiyacı var fakat büyükken birlik olmaya da ihtiyacı var. Türkiye’de sanıyorum bu kadar yatırımı ve birikimi olan ama bir türlü dernekleşmemiş bir sektörü daha yok.

2019 hedeflerinizden bahseder misiniz?

2019’da da yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Özellikle lazer makinamızı değiştirmek gibi bir hedefimiz var. Aslında 2019 şuan ki şartlarda çokta fazla yatırım yapılabilecek bir yıl gibi gözükmüyor. Doların her ne kadar düşme eğilimi olsa da, faizlerin bu kadar yüksek olması sebebiyle makine yatırımı yaparken kullanılan kredilerin çok yüksek maliyetlere ulaşmasını sağlıyor. Kendi finansal gücü olmayan firmaların bu süreçte yatırım yapmasını çok zor hale getiriyor.  Fakat 2019 yılının çok fazla Copy Center arzının çok fazla artacağını düşünmüyorum aksine, azalacağını, eleneceğini ön görüyorum. Çünkü finansal alt yapısı sağlam olmayan firmalar bir şekilde elenecektir. Tedarikçi firmalar riskli gördükleri firmaları kendileri elemeye başladılar, birçok tedarikçi firma vadeleri düşürdü. Bu anlamda 2019 yılında çok farklı bir yıl geçireceğimiz ön görüyorum ama bunun için ne yapmak gerektiği konusunda konuşmanın erken olduğunu düşünmüyorum.

Leasing ile alışveriş yapmak konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Leasing’in eskiden bir KDV avantajı vardı. Ama şuan zaten bir firma küçük çaplı ve karlılık durumu yetersiz ise Leasing çok maliyetli olabiliyor. Biz kuruluşumuzdan bu yana Leasing kullanmadık bankada kendi kredimizi kullandık. Firmalara peşin ya da düşük vadeli ödemeler yaparak, peşin satın alımlar yaparak satın alma gücümüzü sağlam tuttuk. Leasing yaptığınız zaman makinaların tekrardan sigortalanması vs. gibi karşınıza ön görülemeyen maliyetler olarak çıkabiliyor. Bu maliyetleri de dikkate almak lazım. Ayrıca Leasing başvurusu yaptığınız zaman makinayı satmak ya da değiştirmek istediğiniz zaman, makinanın bir sözleşmesi olduğu için cayma bedelleri çok fazla olabiliyor. Buna da dikkat etmek gerekiyor.

Mim Copy Center’ın mekânsal anlamda hedefleri neler?

Biz, hedef olarak İstanbul’un Avrupa Yakası’nı koyduk.  Aslında daha önceki hedeflerimizde şubeleşmek varken daha sonra kendi yerimizde, yatay büyümenin şubeleşmekten daha mantıklı olduğunu ön görerek aynı yerde devam ettik. Şubeleşme hedeflerimizi ertelememizdeki en önemli etken İstanbul’un tamamına hizmet verirken düşecek olan hizmet kalitesinin yerine sadece Avrupa Yakası’nın Kâğıthane bölgesinde devam ederek kaliteli bir hizmeti çok daha hızlı ve çok daha iyi bir şekilde müşterilerimize sunabildiğimiz için bu durumdan vazgeçtik.  Şuan itibariyle 450 m²’lik bir alana sahip olmanın yanında Kemerburgaz’da da bir depomuz var.

Bizim yaptığımız işler genellikle standart müşterilere verilen fotokopi, cilt gibi işlerden ziyade katma değeri fazla olan gerek el işçiliği gerek farklı mürekkepler gerek farklı özel kâğıtlarla yaptığımız işler var. Günümüz şartlarında fotokopi çekip, ozalit baskı yapmanın kar marjları artık düşüşe geçti. Müşterilerimizde bizden butik ve özel çalışmalar yapmamızı istemeye başladı. Bizde bu bağlamda müşterilerimize farklı baskıları, özel lazer kesim ve işleme gibi özgün çalışmalar hazırlayarak hizmet vermeyi hedefliyoruz.  Bu alanda da geniş müşteri yelpazesine sahibiz.

 Tekstil baskısı yapıyor musunuz?

Tekstil baskısını promosyon olarak düşük adetlerde yapıyoruz. Müşterilerimiz dışında çözüm ortaklılarımız olduğu için bu çalışmalarımızı onlarla da yürütüyoruz. Örneğin yüklü bir dijital baskı geldiğinde onları yapıp teslim ediyoruz.  Onlarda baskılarını yapıyorlar. Bizimde promosyon anlamında özel kesim tekstil ürünümüz olduğu bizde onlarla beraber çalışıyoruz. İş anlamında direkt olarak tekstil ürünün üzerine baskı yapmak gibi bir çalışmamız yok.

Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Daha önce de bahsettiğim gibi bu sektörün en çok kanayan yarası bir türlü birlik olamaması. Meslektaşlarımın belki yanlış yatırımlarından dolayı, belki yanlış fiyat politikalarından dolayı zarar ediyor olması. Bu zarar kısa vadede kendilerine zarar veriyor gibi gözükmese de uzun vadede hepimize zarar veriyor. Bu anlamda sektörün kesinlikle bir araya gelmesi gerekiyor. Sektörde ki önemli oyuncuların tedarikçilerin üzerinde söz sahibi olması gerekiyor. Örneğin biz, Kağıthane’deki baskı merkezleri ile kendi aramızda konsensüs oluşturarak ortak fiyat politikası belirledik. Gelen perakende müşterilerimize aynı fiyatı vererek bu anlamda organize olabildiğimizi düşünüyorum. Bunu genele yaymak çok zor olsa da bir yerlerden başlamak gerekiyor. Belki ilk etapta ortak fiyat politikası olmasa bile tedarikçilerden ortak fiyat almak için çalışmalar yapılabilir. Özellikle son dönemlerde Dolar-Euro üzerinden sözleşmelerin yapılmayacağı konusunda bir çalışma var. Bunu detaylandırıp tedarikçilerle de masaya oturmak gerekiyor. Bunun bireysel olarak değil ekip olarak gerçekleşmesi gerekiyor. Sonuçta burada kur riskini alan biz Copy Center’larız. Firmalar dolarla ithalat yapabiliyorlar evet ama bize yansıtılan personel, işçilik ve kira gibi diğer gider kalemlerinde bir değişiklik olmamasına rağmen yeri geliyor sene başından sene sonuna kadar %60 gibi bir kur farkı olabiliyor. Burada da kur riski bizleri yorabiliyor. Tedarikçilerle bu hususta özellikle konuşmak ve fikir birliğine varmak gerekiyor.

 

İnceleyin

Mimaki Eurasia Sign Istanbul 2018’de ‘Deneyime Katılın’ Dedi

Dijital baskı ve reklamcılık endüstrisinin talep ettiği en son teknolojileri ve uygulamalarıyla Sign Istanbul 2018’e ...